Alacakaranlık RPG dünyası...
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Zérothemis Carrasco

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Zérothemis Carrasco

avatar

Mesaj Sayısı : 6

MesajKonu: Zérothemis Carrasco   Cuma Nis. 10, 2009 8:48 pm

Vampir için Karakter Kartı

Tam Adı: Zérothemis
Soyadı: Carrasco
Yaşı: 19 (25)
İstediği klan: Toreador
Meslek: öğrenci


Nelere Karşı Zayıftır
*kendiyle başbaşayken rahatsız edilmesi
*sosyal ortamlar
*Yenidoğanlıktan henüz çıkmış sayılabileceği için kana ve kokusunu beğendiği insanlara karşı zaafı vardır.
*

Sevdikleri
*alışveriş
*kitap, felsefe, teknoloji
*

Sevmedikleri
*toplumsal alanlar
*kurtadamların bazıları
*dini niteliğe sahip herşey
*

Fiziksel Görünüş
*180 cm civarında, kumral kısa saçlı (tarz arayışı içinde olduundan değişken), aşırıya kaçmayan kaslı bir vücuda sahip. Vampir olana kadar ortalama, sonrasında şairane bir yakışıklılığa sahiptir.


Kişiliği
* Kendisini San Diego yakınlarında bir ormanda acılar içinde kıvranırken bulmadan öncesinde gayet sıradan bir yaşantısı vardı. Gay olmasından ötürü kendisini toplumdan soyutlamış, felsefe ve edebiyatta kendisini bulmuştu. Naif bir yapıya sahipti. Fazla kibar, duygularını ifade etmeyen bir tipti. Vampir olduktan sonra değişen tek özelliği uysallığı olacaktı.


RP:
* Californa’nın en sıkıcı kasabası parlak bir bahar sabahına uyanıyordu. Tulare’dan geçen tek otoyolun gürültüsünden bir hayli uzak Bardsley caddesini kesen ara sokaklardan birinde de, yılın büyük bir dönemine hakim sessizlik, baharın gelişiyle yerini doğanın canlılığına bırakmaya hazırlanıyordu.
Yakıcı California güneşi pencereden sızmış, komidinindeki telefonundan suratına yansımıştı Zény’nin. Zaman ile güneş yarışıyordu Zérothemis’i uyandırmak için, kazanan zaman oldu. Cedar sokağı 25 numaranın ikinci katında, zeny’nin odasında John Lennon’ın sesi yankılanmaya başladı: “Here comes the sun, Little darlin”...
Elini komidine savurarak bilinçsizce birkaç kez alarmı erteledikten sonra nihayet ayılabildi ve doğruldu, güneş irislerini yakıyordu sanki. Gözleri parlaklığa alıştığında çoktan banyoya yönelmişti Zeny. Yüzünü yıkadı ve aynadaki aksine bakıp dururken hatırladı, bugün sevgilisi Darcy ile sabah sporu için her zaman yaptıkları gibi gym’de takılmak yerine ormana yürüyüşe gideceklerdi. Hiçbir zaman sabah sporuna bu son ilişkisindeki kadar önem vermemişti.
Üzerine rahat bir şeyler geçirip merdivenleri hızla indi, geçerken mutfaktan eline ilk gelen yiyeceği -önceki gün okulda yiyeceği düşüncesiyle hazırladığı fakat evde unuttuğu domuz pastırmalı sandviçti bu- kaptı ve kendini dışarı attı. Bir klasik olmaktan çok uzak emektar Mustang’inin motorunu çalıştırdı ve gaza bastı. Arabasının sesi adeta Zérothemis’in acelesini haykırıyordu.
Kısa bir süre kasabanın sessizliğini yırttıktan sonra arabasını beş sokak aşağıda tatlı bir villanın önüne park etti ve Darcy’yi çaldırdı. Bir süredir onu beklemekte olan Darcy anında kapıda gözüktü. Darcy hızla arabaya atladı, küçük bir öpücüğün ardından havadan sudan sohbet ederek kasabanın dışına doğru yola koyuldular.
On beş dakikalık yolculuğun ardından Zény, Mustang’ine layık bir park yeri buldu ve gürültülü motorunu dizginleyip susturdu. Arabadan iner inmez, Tulare’ın yaza özgü basık ve nemli havasını içine çekti, ormanın ferahlığıyla güneşin sıcaklığı savaşım içindeydi sanki. Gürültü makinesi görevine ara verdiği andan itibaren iki genç oğlanın kulakları, ormanın davetkar sessizliği ve doğanın rahatsızlıktan uzak masum canlılığıyla kucaklaştı.
Bir süre yol kenarında jogging yaparak ilerledikten sonra doğanın davetine kulak verip ormanın içine daldılar. Sonrası bulanıklaşıyordu Zérothemis için. Bilmiyordu ki; o, kendi yarattığı dünya içinde kaybolurken, kader dışarıdaki hayatla sinsi tezgahlar kurmuştu onun için.
*
Bulanıklaşan orman yürüyüşü sahnelerinden sonra hatırlayacağı şey salt acı olacaktı zavallı Zény’nin. Bir silinip bir beliren, bilincinin derinliklerinde hissettiği tarifsiz acıyı, yarı saydam silüetler, karmaşık diyaloglar ve anlamsız birkaç kare izleyecekti.
*
Hafızasında koca bir boşluk ile kendine geldiğinde, acıdan sıyrılmış bedenini ulu bir ağaç gövdesine yaslanmış olarak buldu. Hatırlayabildiği ilk şey tarifsiz acı olduğundan istemsizce vücut bütünlüğünü kontrol etti ve doğruldu. Şaşırmıştı; bedeni, Zény’nin içinde bulunduğu hiçlik hissi ve şaşkınlıktan beklenmeyecek çeviklikteydi. Daha önce hissetmediği kadar zindeydi. Akıl edebildiği ikinci eylem Darcy’yi aramak oldu. Etrafı umutsuzca kolaçan etti ancak sevgilisinden eser yoktu.

Ormanın, neresinde olduğunu bilmediği bir köşesinde ve havaya bakılırsa çok ters bir saatte yapayalnız kalmıştı. Bilinci yavaş yavaş yerine geliyordu, düşüncesizce yürümeye koyuldu, kendini sezgilerine bırakarak bir çıkış yolu arıyordu. Saatindeki pusulayı kontrol etmek üzere kolunu kaldırdığında hissettiği acı, ilgisini bileğinde toplamasına sebep oldu. Renk algısını yitirdiğini düşündürecek kadar solgun olduğunu fark ettiği bileğinde muazzam bir diş izi ve sızmış birkaç damla kan ile karşılaştığında donup kaldı…



En son Zérothemis Carrasco tarafından Cuma Nis. 10, 2009 9:45 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Zérothemis Carrasco   Cuma Nis. 10, 2009 9:16 pm

İlk önce ünlü seçmelisin ve isminin baş harfleri büyükolmak zorunda. Düzeltildi...

Edit: Toreador'sun. Wink
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Zérothemis Carrasco
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Twilight RPG :: Karakter :: Seçim-
Buraya geçin: