Alacakaranlık RPG dünyası...
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Rp Sınıfı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2, 3  Sonraki
YazarMesaj
Jacqueline L. Belacqua
Admin
avatar

Lakap : Lily**
Mesaj Sayısı : 138

MesajKonu: Rp Sınıfı   Cuma Şub. 13, 2009 5:06 pm

Buraya Rp'lerinizi atın ki biz de size yanlışlarınızı söyleyebilelim(:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.evapsie.darkbb.com
Miranda L. Ramora
Admin
avatar

Lakap : lyydia*
Mesaj Sayısı : 125

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Cuma Şub. 13, 2009 10:03 pm

Ahh biraz uyduruk olucak ama önünüzde bi rp örneği olması açısından koyuyorum bunu..
Geçen sene yazmıştım sanırım. bi harry potter sitesindeydi..
Bütün rplerin bu uzunlukta olması gerekmiyor tabii..
Siz en az 5 satır yapmaya bakın...




Miranda sabahın köründe uyanmaktan nefret ediyordu ama öyle olmak zorundaydı; sonuçta gireceği dersler vardı. Nitekim bugünde öyle olmuştu. Yine huysuzlanarak uyanmıştı ama perdesini çekip pencereyi açınca keyfi yerine gelmişti. Hava bulutlu, soğuk ve yağmurluydu. Daha güzel bir gün olabilirmiydi?..

Keyifle üstünü değiştirdi ve yatakhanesinden çıkıp dersinin olduğu yere koşar adımlarla yürümeye başladı. Bu yürüme sonra kendini hızlı bir koşmaya dönüştürdü… Dersliğe herkesten önce girecekti böyle koşmaya devam ederse, ama kimin umurunda; sonuçta tepesi camekânla kaplı astronomi dersiydi. Böyle bir günde şu hapsolduğu okulda gidebileceği en iyi yer…

Ne yazık ki her şey istediği gibi olmamıştı. Böyle içten içe bu bunaltıcı havadan mutluluk duyarak -ama yinede yüz ifadesinde somurtmaktan başka bir ifade olmayarak- koşarken bir profesöre çarpmıştı. Aslında öyle büyütülecek bir olay olmadığını düşünebilirdiniz tabii ama çarptığı profesör annesi olunca durum değişiyordu. Annesi kurallara çok bağlıydı. Bağlı olduğu kurallara "okul içerisinde koşmamak" da dahildi. Bütün öğrencilerin kurallara uymasına dikkat ederdi tabi ama konu kızı olunca daha kuralcı ve sinirli bir kişiliğe bürünüyordu. Ve daha korkunç...


"Miranda!!! Bu saatte nereye koşuyorsun böyle. İlk dersinin başlamasına daha 1saat 53dakika var! Tabiki erken gidebilirsin dersliğine ama koşman çok yanlış. SENİ BİRDAHA KOŞARKEN YAKALARSAM ÇOK BÜYÜK BİR CEZA ALACAKSIN!!! KIZIM OLARAK BİR AYRICALIĞA SAHİP OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORSAN YANILIYORSUN!!!"

İşte hep böyleydi... Her seferinde bu cümle tekrarlanıyordu. " Kızım olarak bir ayrıcalığa sahip olduğunu düşünüyorsan yanılıyorsun.!" Sanki annesinin profesör olmasını o istemişti. Okulda bir tanıdığınızın olması herzaman iğrenç olmuştur zaten. Size torpil yapıldığını düşünenlerden tut; okulla ilgili gizli bilgileri öğrendiğinize dair kanıt arayanlara kadar..Neyseki Miranda umursamadığı kişilerin, umursamaya değmeyecek düşüncelerini, umursamamak konusunda çok başarılıydı. Hatta bu özelliği sayesinde yıkılması çok güç bir kişiliğe sahip olmuştu…

Özelliğini göstermesinin zamanı gelmişti. Böyle bir havada mutlu olmasını hiçbir şeyin bozmasına izin vermeyecekti. Eskisi kadar hızlı olmasa da yine koşamaya başlamıştı sınıfa ulaşmak için. 15 dakika daha geçtikten sonra o muhteşem camekân sınıfa ulaşmıştı. Hemen sınıfın en arka ve cam kenarında olan sırasına koşup oturmuş ve başını cama yaslamıştı. Yağmur sesi ve insanın tüylerinin diken diken edecek ürpertici soğuk onu bir şekilde rahatlatıyor; onu sinirli düşüncelerinden arındırıyordu.

Başını cama dayamış uzaklara dalmışken birkaç öğrenci gelmeye başladı. Sonra birkaç kişi daha.. İşte bütün sınıf tamamlanmıştı. Birkaç dakika sonra profesör gelmişti ve kitaplarının 234. sayfasında bulunan yıldız konusunu açıp okumalarını istemiş; sonrada yıldızlarla ilgili daha çok açıklama yapıp; küçük bir ödev verip dersi bitirmişti. Biraz sonra daha küçük sınıf öğrenciler sınıfa doluşmaya başlamıştı.

Miranda’nın bir sonraki dersi 1saat sonraydı. Bu yüzden yatakhanesine çıkıp müzik çalarını almaya karar vermişti. Odasına çıkınca hala yağmurun yağdığını fark etti ve müzik çalarını da alarak okul bahçesine çıktı. 1 saat boyunca bahçede şarkılar mırıldanarak oturdu. Bu saatten sonra sadece derslere girip çıktı, yemek yedi ve yatakhanesine giderek uyuma hazırlıkları yapmaya başladı. İşte bir gün daha bitmişti…


En son Miranda L. Ramora tarafından Cuma Şub. 13, 2009 11:30 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alacakaranlik-rpg.vampire-legend.com
Jacqueline L. Belacqua
Admin
avatar

Lakap : Lily**
Mesaj Sayısı : 138

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Cuma Şub. 13, 2009 10:50 pm

Önceki Harry Potter forumlarından birinde İksir Profesörlüğü için yaptığım ilk Rp'm(: Benim için çok değerlii((: Kesinlikle buradaki karakterime ve konuya aykırı ama bulabildiğim buydu.. Very Happy

Lily Belacqua sıcak bir ağustos günü Albus Dumbledore tarafından ziyaret edilmişti. Albus Dumbledore meramını çok kısa ve öz bir şekilde anlatmış, onun Hogwarts'ın eğitim kadrosuna katılıp İksir Profesörü olmasını istediğini açıklamıştı. Lily Belacqua ilk başta bu görevi yerine getirip, getiremeyeceğine emin olmadığı için daveti reddetmeyi -ciddi olarak- düşünmüştü. Ancak bunu Profesör Dumbledore'la paylaştığında Dumbledore onu, ona tamamen güvendiğini ve bu işin altından çok rahatça kalkacağıyla temin etmişti. Profesör Dumbledore'a her zaman güvenen Lily 1 Eylülde S.Y.B Profesör'ünün yanındaki yerini almış, seçmeyi dinlemiş, uzun zamandan beri yemediği o harika Hogwarts yemeklerinden bol bol yemiş ve sonunda dolu mideyle Dumbledore'u dinlemişti. Ardından bir zamanlar oturduğu Ravenclaw masasına bakıp oradaki korkmuş bir 1. sınıf öğrenisini sakinleştirmiş, daha sonra erkenden yatmaya gidip, yarın 6. sınıflara vereceği dersi düşünmeye başlamıştı bile.
Ertesi sabah uyandığında Maadam Malkins'ten aldığı yeni cüppeyi giydi. Saçlarının felaket bir şekilde karıştığını farketti ama asasını küçük bir sallayışla hepsini düzeltti. Artık çıkabileceğini düşündü ve o anda çantasını unuttuğunu farketti. Kendi kendine "İyi ki çantayı almayı unutmadım..." diye mırıldandı. Daha sonra kahvaltıya indi. -Hala daha bir paçavra parçası olduğu düşünmesine rağmen- Gelecek Postası'nı getiren baykuşa yer açmak için kahvesini önüne çekti. Daha sonra gazeteyi alması için ayağını uzatan baykuşun deri kesesine 1 Knut sıkıştırdı ve uzunca bir süre gazetesinin arkasında kayboldu. Gazetesini bitirdikten sonra Bina Sorumluları'nın yeni programları dağıtışını izledi. Sonra öbür masadakilere iyi günler diledikten sonra ağır ağır İksir sınıfının bulunduğu Zindanlara indi.
Sınıfa girdiğinde bundan önceki Profesör'ün dolabı kilitlemediğini, Hortlak Peeves'in dolaptan bir şey alıp, elinde onunla hızla sınıftan çıkmaya çalıştığını farketti. Peeves'e " Her ne aşırdıysan onu bana hemen ver! " diye haykırdı. Peeves ise dilini dudaklarının arasına koyup üfledi, tabi bu durumda garip bir sesin çıkması anlaşılır bir durumdu. Lily " Ben bir Profesörüm ve eğer Profesörleri dinlemiyorsan eminim başka küçük hayalet arkadaşlarını " - Peeves'in yüzündeki o hain sırıtış yok oldu- " dinliyorsundur." diye lafını bitirdi. Bu lafıyla Peeves'i belden aşağı vurduğunu biliyordu çünkü Peeves'in sadece Slytherin hayaleti Kanlı Baron'dan korktuğunu muhteşem zekası sayesinde hala daha hatırlıyordu. Peeves tehtide benzer bir şeyler mırıldanarak elindeki ağır pirinç ölçeği Lily'e uzattı. Lily bunu ya öğrencilerin ya da Filch'in kafasına atmayı planladığını az çok tahmin etmişti...
Halsizce yanan meşaleleri asaıyla güçlendirdi ve dolabı düzenledi. Şimdi boş sınıfa gözlerini gezdirmek için vakti vardı. "Burası beni ürpertiyor..." diye düşünmekten de kendini alamadı. Aslında haksız da sayılmazdı: gri taştan duvarlardan, aynı şekilde bir tabandan oluşan penceresiz, soğuk bir sınıftı. Sıraların bazıları kazanlar yüzünden yanmış, siyah izler bırakmıştı. Lily bu sınıfı daha canlı hale getirebilmek için renkli lambalar yarattı ve onları tavana astı. "Şimdi daha iyi oldu." diye mırıldandı kendi kendine sınıfı tekrar gözden geçirirken. Ardından çocuklara Huzur Sıvısı yaptırmaya karar verdi. İlk karşılaştıklarında çocukların gözünde biraz sert ama adaletli bir izlenim bırakmak istiyordu. Daha sonra kara tahtaya sırtını verip oturdu ve beklemeye başladı. Artık vaktin geldiğini düşündü. Kapıyı açtığında S.B.D'lerinden Beklenin Üstünde almış olan Ravenclaw ve Slytherin'den öğrenciler karşısında duruyordu. Lily kapıyı iyice açtı ve öğrencilere "İçeri girebilirsiniz." diye seslendi. Öğrencilerin sınıfa girmesini, İksir kitaplarınıyla asalarını çıkarmalarını gözlemledi ve küçük, kuru bir öksürükle konuşmaya başladı. "Hepinizin bildiği gibi yeni İksir Profesör'ünüz benim. Adım Lily Belacqua. Hepinizle teker teker tanışmayı gerçekten çok isterdim ancak işimiz çok. İleriki derslerde eminim hepinizi yakından tanıyacağım." dedi sınıfa göz gezdirerek. "Şimdi kiminiz bu dersten Beklenenin Üstünde, kiminizse Olağanüstü aldı." Tam bu sırada iri yeşil gözlü, siyah saçlı ve zayıf bir kız yerinde hafifçe kıpırdandı. Lily onun gerçekten bir Olağanüstü alıp almadığını merak ettiğini farketti. Sonra sözlerine şöyle devam etti; "Sihrin ince dallarından biri olan İksir dersinde başarılı olmak sabır ve dikkat gerektirir. Talimatları düzgün ve yerinde uygulamalısınız" dedi ve duraksadı. Öğrenciyken talimatların dışına çıkıp risk aldığını hatırladı. Ama iksirde gerçekten çok parlaktı. Öğrencilere bunu söylemeli miydi acaba? Sonunda bunu onlara iyice açıklarsa sorun olmayacağına karar kıldı. Tekrar ona bakan merkalı başlara döndü ve devam etti "Ama eğer İksir'de gerçekten iyi olduğunuzu savunuyorsanız, değişik uygulamalar deneyebilirsiniz. Ama bunları uygulayarak bir risk aldığınızı ve her denemenizin başarıyla sonuçlanacağını sanmayın. İksir'iniz muhteşem de olabilir, felaket de..."
"Şu an yaklaşık olarak 1 saatiniz var. Sizden yapması öyle kolay olmayan Huzur Sıvısı'nı yapmanızı istiyorum. Dikkatli olun, çünkü dozajını kaçırırsanız içen kişi bir daha uyanamayacağı bir uykuya dalabilir ya da ölebilir."
En önde oturan iri yeşil gözlü kızın biraz daha dik oturduğunu farketti. " Talimatlar " diye sesledi sınıfa "tahtada" ve orada belirdiler, "şimdi başlayabilirsiniz". Herkes kazanlarının altını yaktı ve çalışmaya koyuldu.
Yaklaşık 15 dakika geçmişti ki küçük burunlu, köşeli suratlı, somurtkan bir erkek öğrenci bezgin ve sıkkın bir ses tonuyla "Siz Melez misiniz, Safkan mı? " diye sordu. Yanındaki arkadaşına sanki 2x2nin 4 olduğunu anlatırmış gibi bir ses tonuyla "Tabii Bulanık olamaz seni mankafa!!" dedi. Lily "Sınıfımda elinizi kaldırmadan konuşamazsınız Mr.-" dedi sukunetle. Öğrenci onu "Mr. Laggen Profesör. Slytherin'deyim ve Safkan'ım" diye tamamladı. Ardından da o malum soruyu sordu "Siz Safkan mısınız?" Lily yüzünde müthiş bir küçümsemeyle "Melez'im Mr. Laggen, ama bu neden sizi bu kafar ilgilendirdiğini hala daha anlamış değilim." şeklinde yanıtladı. Laggen "Eh, buradaki tüm Slytherinler Hogwarts gibi bir okulda sadece Safkan'ların Profesörlük yapmasını tercih ederdi." dedi. Lily -zor da olsa- sakin bir sesle "Eh, o zaman Slytherin'den 5 puan almak zorundayım, ayrıca unutmadan söyleyeyim, bir daha ki sefere Albus Dumbledore'a öğretmen seçiminde yardım teklif etmeyi deneyin." dedi. Bir taraftan da daha ilk günden bir binadan puan silmemeliydin diyordu küçük bir ses.
Ardından yarım saat geçti ve Lily sınıfı " Son 15 dakika! " diye uyarayı ihmal etmedi. Ve ekledi " Şu anda kazanınızdan turkuaz rengi buhar yükseliyor olmalı." Sınıfa göz gezdirdi ve çoğu kişinin turkuaz olmasa da mavinin bir tonunu yakalamıştı. Ama kazanı yeşil kıvılcımlar kusan çocuk çok da iyi görünmüyordu. Yanına gitti ve onu herkesin hata yapabileceği konusunda teselli etti ve bir dahaki sefere daha dikkatli olmasını öğütledi. Kafasını kaldırdığında ön sırada oturan kızın kazanından tam turkuaz renginde buhar yükseldiğini farketti. Kızın yanına gitti ve "Adınız canım?" diye sordu. Kız heyecan ve biraz gururla "Amy Verona, Profesör ve Ravenclaw'dayım." dedi. Lily kızın konuşmaya istekli olduğunu anladı ve konuşmasına izin verdi. Kız anlatmaya başladı "Profesör ben İksir'imdeki çekirge gözlerinin tam olarak yoğunlaşmadığını farkettim o yüzden 5 dakika değil de 7 dakika kaynamaya bıraktım." dedi. Lily yüzünde müthiş bir gülümsemeyle sınıfa döndü Eh, o halde Ravenclaw'a 10 puan. Dersin başında da dediğim gibi...Arkadaşınız değişik bir yöntem denemiş ve başarılı da olmuş. Tebrikler Amy!" Kız biraz kızararak "Teşekkür ederim Profesör " diye mırıldandı. "Şimdi hepinizden iksirlerinizi şişeye koyup masama getirmenizi istiyorum" dedi "ki notlarınızı verebileyim." Öğrenciler kazanlarından aldıkları örnekleri şişeleyip masasına bıraktı. "Tabi, adnızı da mutlaka yazın" diye ekledi unutmadan. Sınıf boşalırken sınıftan çıkanlara İyi Günler dedi ve çantasının içine örnekleri koydu. Çıkarken şöyle mırıldanıyordu kendi kendine "Eh, çok da fena sayılmaz, sanırım bu işi becereceğim..."


En son Jacqueline L. Belacqua tarafından C.tesi Şub. 14, 2009 1:56 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.evapsie.darkbb.com
Miranda L. Ramora
Admin
avatar

Lakap : lyydia*
Mesaj Sayısı : 125

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Cuma Şub. 13, 2009 11:01 pm

*Bilmeyenlere;
yukarda arasıra "lily evans" ismi geçmiştir. O isim Jacqueline L. nin eski adıdır. yanlış anlamayın. Çalıntı değildir xD

edit: ay söylemeden geçemiycem. xD Başakkkkk. Bu rpni hatırlıyorummm xD
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alacakaranlik-rpg.vampire-legend.com
Jacqueline L. Belacqua
Admin
avatar

Lakap : Lily**
Mesaj Sayısı : 138

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Cuma Şub. 13, 2009 11:34 pm

evet kesinlikle değil Very Happy ecenin isminin lily griffin olması gibi işeydi benim de lily evans'dı Very Happy yeni yazmaya üşendimm Very Happy hatırlarsın hayatım Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.evapsie.darkbb.com
Elizabeth Whitmore

avatar

Lakap : Anima Noir
Mesaj Sayısı : 42

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   C.tesi Şub. 14, 2009 7:18 pm

Sam ve Georginia susuzluklarını bastırmak için yine ormana gitmek zorunda kalmıştı. Georgini ne kadar itiraz etseydi de, anneleri bunun gerekli olduğu konusunda ısrarcıydı. O kızın eve sıkça gelmesi Georginia ve Sam'in avlanma ihtiyaçlarını da sıklaştırmıştı. Georginia bu olaydan hiç hoşlanmasa da, Peter için katlanırdı.
Sıradan gri bir boz ayı 2 susamış vampir tarafından yeniliceğinden habersiz bir şekilde etrafta dolanıyordu. Sam'in ani hareketleri Georginia'yı hep korkuturdu. Sam Georginia'ya döndü. Sivri parlak dişlerini göstererek " Biraz eğlen Georginia...Sana nasıl yapıldığını göstereyim!"
dedi. Yüzündeki muzur sırıtış, onun dalga geçtiğini anlamak için yeterliydi...Hırlamalar ve çığlıklar sanki kasabanın her yerinde duyuluyordu...
Kısa avlanmadan sonra ormandan eve doğru yürümeye başladılar. İkisi de oldukça sessizdi. Sessizliği bozan Georginia oldu-her zamanki gibi-Umarım o insan evde değildir." diye mırıldandı...Sam gözlerini devirerek "Hadi ama Georginia..." diye söylendi. Georginia sinir ve hararetle " Umarım bunun ailemiz için ne kadar-" Sam hemen lafı ağzına tıkadı sert bir sesle"Tehlikeli olduğunu biliyorum"
Georginia cevap veremedi ve sessizlik eve kadar devam etti.Eve döndüklerinde hava kararmıştı ve anneleri onları kapıda gülümseyerek karşıladı. Eve döndüklerinde hava kararmıştı ve anneleri onları kapıda gülümseyerek karşıladı. İçeriden piyano sesi geliyordu...Georginia aklından "O insan kız yine evde olmalı, yoksa Peter bu ninniyi çalmazdı..." diye geçirdi...Yüz ifadesinden ne düşündüğünü anlamak o kadar kolaydı ki...








ilk defa yazdım bence bişiye benzemedi
No
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jacqueline L. Belacqua
Admin
avatar

Lakap : Lily**
Mesaj Sayısı : 138

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   C.tesi Şub. 14, 2009 7:32 pm

Hayır gayet güzel olmuş...Bir hata göremedim sadece konu daha özgün olmalı ve betimlemelere daha çok yer vermelisin...Onun dışında bir eksiğin yok(: Vir de Rp ni biraz daha uzun yazmaya çalış...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.evapsie.darkbb.com
Miranda L. Ramora
Admin
avatar

Lakap : lyydia*
Mesaj Sayısı : 125

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Paz Şub. 15, 2009 1:51 pm

Ay güzel olmuş işte senacım ^^
Bak istedinmi yapabiliyosun...
Tebrik ederimmmm Wink
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alacakaranlik-rpg.vampire-legend.com
Elizabeth Whitmore

avatar

Lakap : Anima Noir
Mesaj Sayısı : 42

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Paz Şub. 15, 2009 1:53 pm

teşekkür ederim.Shocked
Twılıght aynısı oldu ama neyse ^^
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Miranda L. Ramora
Admin
avatar

Lakap : lyydia*
Mesaj Sayısı : 125

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Paz Şub. 15, 2009 1:56 pm

Elizabeth Bathory demiş ki:
teşekkür ederim.Shocked
Twılıght aynısı oldu ama neyse ^^

evet işte tek sorun o olmuş ((=
Daha özgün bir konu bulmaya çalışırsan okurken bile daha güzel olur ^^
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alacakaranlik-rpg.vampire-legend.com
Beatrice L. Clabbert

avatar

Lakap : Lilium**
Mesaj Sayısı : 99

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Paz Şub. 15, 2009 9:54 pm

İlk RPm (=

Lilium gözlerini zorlukla açmıştı. Hemen saate baktı. Ah, saat daha altıydı. Sevgilisiyle buluşmasına 4 saat vardı. Gerçekten bu sıkıcı yerde 4 saat geçirmek zordu. Bu onu gerçekten huysuzlandırmıştı. Ama zamanını hazırlanarak geçirebilirdi. Ama hazırlanması 4 saatlik süreyi doldurmaya yetecek miydi?Ah,tabiî ki doldurmazdı. En azından doldurabileceğini düşünmüyordu. Yataktan kalktı. Odada her yer her yerdeydi. 15 yaşındaki bir kıza göre bayağı dağınıktı. Odasını toplayacaktı. Hazırlanmak dışında 4 saatlik süreyi geçirebileceği bir iş daha! Odasını toplamaya masanın üzerindekileri toplayarak başladı. Çikolata kaplarını, şiir yazdığı kağıtları çöpe attı. Dün gece yazdığı şiirleri hiç beğenmemişti. Masanın üstündeki kitapları kitaplığa yerleştirdi. Yerdeki giysilerini toplayıp banyodaki çamaşırlığa attı. Sıra gelmişti dolabını düzenlemeye! Bu gerçekten uzun sürecekti ama en azından oyalanmasını sağlayacaktı. Yoğun bir dolap temizleme işleminden sonra saate baktı. Saat sekizdi. Daha iki saati vardı. Bu iki saati de buluşma için hazırlanarak geçirecekti. İlk önce duş aldı. Bu onu gerçekten rahatlatmıştı. Saçını kuruturken saçını nasıl yapacağını düşünüyordu. Düzleştirmeli miydi yoksa normal dalgalı halinde mi bırakmalıydı? Düzleştirmeyi seçti. Saçını düzleştirirken zaman çabuk geçti. Yanlızca bir saati kalmıştı. Şimdi, o üç saat önceki huysuz ve mutsuz halinden eser yoktu. Artık mutlu olma zamanıydı! Peki, şimdi buluşma için üstüne ne giyinecekti? Evet! Çok sevdiği yeşil kazağı! Evet bunu giyebilirdi. Hem üzerine yakıştığını düşünüyordu hem de sevgilisi hediye etmişti! Bu onu mutlu edecekti...Üzerine giydi. Gayet de güzel olmuştu. Altına da bir siyah kot pantolon giydi. Evet,gayet güzeldi. Dışarıda yağmur yağıyor mu diye bakmak için pencerenin kenarına gitti. Aslında yağmurun yağmasını hiç istemiyordu. Perdenin arasından baktı. Ah,kahretsin! Yağmur! Yağmurdan normalde de hoşlanmazdı ama şimdi daha da ağır bir duyguyla nefret ediyordu. Aslında onu asıl kaygılandıran saçlarıydı. Bozulacağını düşünüyordu. Ah ne kadar saçma bir düşünce diye geçirdi. Yağmur saçlarını o kadar da bozmazdı heralde!
Montunu giydi. Dışarı çıktı. Saat 09:35'ti. Kafede buluşacaklardı. Kafeye yürüyerek gidebilirdi. Ama hızlı olması gerekiyordu. Randevuya geç kalmak istemiyordu. Ama geç kalsa bile sevgilisi onu 5,10 dakika beklerdi. Koşar adımlarla yürüyordu. Sonunda 5 dakikalık bir gecikmeyle de olsa, kafeye varmıştı. Onun içeride olacağını umuyordu. Kafeye girdi. Şaşırmıştı. Sevgilisi ortalıklarda yoktu. Bekleyebilirdi. Her ne kadar beklemekten ve bekletilmekten nefret etse de! Bir masaya oturdu. Bekledi, bekledi. Saat on buçuktu ve o hala ortalıklarda yoktu. Ah, Allah'ın belası! Gerçekten çok sinirlenmişti! Aradı. Ah,telefonu da kapalıydı, bir bu eksikti!


En son Beatrice L. Clabbert tarafından Paz Şub. 15, 2009 10:01 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jacqueline L. Belacqua
Admin
avatar

Lakap : Lily**
Mesaj Sayısı : 138

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Paz Şub. 15, 2009 9:57 pm

işte bu kadar gizem(: çok güzel olmuş Very Happy tabii biraz daha uzun olursa daha iyi olur Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.evapsie.darkbb.com
Miranda L. Ramora
Admin
avatar

Lakap : lyydia*
Mesaj Sayısı : 125

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Paz Şub. 15, 2009 10:03 pm

Bence uzunluğu iyi xD
Hepsi böle olsa daha birşey isteme zaten.. xD

Yorumuma gelecek olursaakkkk;
Bence biraz daha uzatabilirdin harbiden. Konun açıkmış. Buluştuktan sonraki konuşmaları yapabilirdin mesela. Böyle çok tekdüze olmuş. xD Bidefa en başta içimden rengi yüzünden okumak gelmedi... Hep aynı. Ama sende haklısın farklı bişey olmaynca renklendiremiyosun. Bu yüzdeenn konuşmalar falanda yazıcaksın ve güzel olucakkk ^^Güzel olucak değil pardon daha güzel olucak... ^^


En son Miranda L. Ramora tarafından Paz Şub. 15, 2009 10:05 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alacakaranlik-rpg.vampire-legend.com
Beatrice L. Clabbert

avatar

Lakap : Lilium**
Mesaj Sayısı : 99

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Paz Şub. 15, 2009 10:04 pm

saol cnm her ne kadar bne begenmesemde xd ilk denememdi !xd zor baya ama yaa!! konu bulmak zor geldi. konuyu bulunca gerisi gelioda xd ama sonnda takıldım!!bişey bulmadım kaldı öle!! o yzden uzun olamadı :/
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Elizabeth Whitmore

avatar

Lakap : Anima Noir
Mesaj Sayısı : 42

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Paz Şub. 15, 2009 10:49 pm

gizeeemmm bnce güzeelll ^^kızcaksınız yine ama en azındna özgün xD
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jacqueline L. Belacqua
Admin
avatar

Lakap : Lily**
Mesaj Sayısı : 138

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Paz Şub. 15, 2009 10:50 pm

of sena... of gizem...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.evapsie.darkbb.com
Beatrice L. Clabbert

avatar

Lakap : Lilium**
Mesaj Sayısı : 99

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Paz Şub. 15, 2009 10:56 pm

ayy bayılacagımm xd taktın senaa özgüne xd msnde başımın ettini yedin zaten yeter Very Happy sennkide gzel ne istiosun taktın bi özgüne xd

saol cnm bu arada xd
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Elizabeth Whitmore

avatar

Lakap : Anima Noir
Mesaj Sayısı : 42

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Perş. Şub. 19, 2009 9:03 pm

Her günkü kavgalar alışılmış biçimde devam ediyordu.Mary babası gittiğinden beri kendisine bi türlü gelememişti.Sorunları hep o yaratıyor babasının yokluğununun sebebini Emily'nin omuzlarına yüklüyordu.Emily ile yaşamakantan nefret ettiğini her fırsatta dile getirmeye bayılıyordu.

"Tamam tamam tamam bu kadar yeter senden ve nasihatlarından nefret ediyorum" "Benimle böyle konuşmaya devam edeceksen -" "Ne beni burdan kovar mısın ? Bunu yapamayacağını sen de iyi biliyorsun" Paatt !! Bütün nefretini kapıya atmak istercesine sertçe kapattı.Emily onu mutlu etmek için elinden geleni yapıyordu.Lüks arabalar,süslü eşyalar,kocaman bir oda ... Herkesin gözünün hayranlıkla baktığı siyah lüks arabası o müthiş paralı gençlerle dolu koleje doğruldu.
"Selam Mary!!Güzel görünüyorsun" Ses arkasından geliyordu.Bu ses Mike'dan başkası değildi.Her sabah Mary'ye "Güzel görünüyorsun" demekten bıkmayan bir çocuktu.Mary onu pek sevmezdi onun arzuladığı bir tip değildi.."Ahh..Günaydın Mikey sabahları beni karşılaman ne hoş .Yüzündeki itiici gülümsemeyle Mike'a Git burdan der gibiydi.

Sınıfa adımını attığı anda tüm sınıf ona baktı.Onu baştan aşağı süzerler kusursuz görünüşü herkesi hayretler içinde bıraktı.Herkesin ona baktığını bilirdi sanki bundan gurur duyar gibi bi hali vardı."Günaydın Andrea" Andrea onun en yeni en yakın arkdaşıydı.Böyle popüler bi kızın aniden müthiş yakın bir arkadaşı olmak Andrea'ya bütün okulun onun tanımasını sağlamıştı.Mary'nin aksine Andrea çok normaldi.Pahalı jipleri, lüks kıyafetleri yoktu.Herkes bu arkadaşlığın Mary'nin Andrea'ya acıdığından dolayı olduğunu düşünürdü."Günaydın Mary. Bende seni bekliyordum.Dün hatırlattığım notları getirdin değil mi?" "Ne notu...ahh unuttum." "Bunu düşündüm ve senin içinde bi ödev hazırladım" "Minnettarım..Lise tekrarı yapmamamın tek nedeni sen olacaksın" Teşekkür edercesine gülümsedi.Günü kurtaran yine Andrea olmuştu.Andrea Mary'nin bakıcısı gibiydi.Belkide Mary minnettarlığını onun yakın arkadaşı olarak gösteriyordu.

Mary her zamanki gibi her tenefüs okulda bir tur atar ve insanların onu izlemesini seyrederdi.Mike ona yapışık gibiydi.Kafede,yemekte,her ders bitişi .."Yanımda olunca beni sevgilin mi sanıyorsun "diye dalga geçmekten zevk alırdı Mary.Her gülüşünde bu zevk rahatlıkla anlaşılıyordu.
1. ders ..2.ders ..3.ders..4.ders..5.ders..6.ders...7.ders PAYDOS!


Okulun en popüler öğrencileri Mary'nin o lüks arabasına atlayıp yemek yemeğe gittiler.Andrea onlarla pek eğlenemezdi genelde de diğer çocuklarlayken Mary Andrea'yı davet etmekten çekinirdi.Bugün farklı bi şekilde çaba sarfetmeden onu da arabaya aldı. "Hey Andrea bugün bendensin " Andrea şirin bir bakış beklerken Mary'nin bakışıu oldukça kızgın ve zorlayıcıydı.Bakışından red etme şansının olmadığını anladı. Mary'nin zorlayıcı bakışıan karşılık nazik bir gülümsemeyle karşıladı.
Yemek oldukça normal geçiyordu.Herkes kendi halinde bir şeylerden bahsediyordu.Andrea sanki bütün gözler onun üstündeymiş gibi hissetti.Mary ile olan ani arkadaşlığının şokundna çıkabilmiş değildi henüz.Tüm gözler ona bakmasa da hislerinde yanılmamıştı.Okulun en pöpüler,paralı ve bir o kadar da zampara çocuğu Sam gözlerini dikmiş Andrea'ya bakıyordu.Sanki yüzündeki her ayrıntıyı bilmek istermişçesine..Mary durumdan rahatszı oldu.E tabi bakışların başka birine çevrilmeis onun pek hoşuna gidecek bir şey değildi.
"Hey Sammy kendine gel çok dalgınsın daha yemeğine dokunmadın bile .İstersen başka bir yere gidebiliriz." Sam sanki uykudan yeni kalkmış gibi esneyerek cevap verdi. "Sanırım her zamanki gibi çuval midem aç olduğunu sandı" Sam Mary'ye cevap verirken yüzüne bakmaması Mary'i dahada sinirlendirdi. "Sanırım kalkmalıyız çocuklar " diyerek ayaklandı.Herkes kendi arabasıyla gitmeye karar verdi.Vedalaşıp ayrıldılar.Andrea Mary ile birlikte arabaya bindi.Mary onu eve götürmek için söz vermişti.Mary Sam'in bakışlarından fazlasıyla rahatsız olmuştu.İçinde gereksiz kuruntular yapmaya başladı.Şu küçük Andreya da bakın.Saçmalık !

Arabada sessizliği Mary bozdu.
"Sam senden gözlerini alamadı." "Efendim ?" Sakın bana fark etmedğini söyleme" "Dikkat etmedim" diyerek yalan söyledi. "Bence senden hoşalnıyor olabilir." Bunu söylerken boğazını temizlemek zorunda kalmıştı.
Andrea cevap vermektne kurtulmuştu.Mary tam bunu söylerken eve gelmişlerdi.Duymamazlıktan gelerek teşekkür edip araban indi.Mary eve döndüğü için huysuzlanmışrı.

Annesinin
"Hoşgeldin" sesini duymamazlıktan gelerek odasına yöneldi.



Shocked
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jacqueline L. Belacqua
Admin
avatar

Lakap : Lily**
Mesaj Sayısı : 138

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Cuma Şub. 20, 2009 11:49 am

işte bu güzel...diğerinden daha güzel ve çk güzel Very Happy süpersin Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.evapsie.darkbb.com
Elizabeth Whitmore

avatar

Lakap : Anima Noir
Mesaj Sayısı : 42

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Cuma Şub. 20, 2009 10:40 pm

ayy saooll Shocked
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Alaya Miren Ibarron
Tremere Lideri
avatar

Lakap : Allie
Mesaj Sayısı : 13

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Paz Şub. 22, 2009 6:16 pm

Bir Harry Potter sitesinde iksir dersi..

Muhteşem bir sabah olabilirdi, eğer o lanet olası kapı yarı aralık olmasaydı...

Ama hayır, Hana Iwasaki o kapıyı görmüş ve meraktan kendini yiyip bitirmişti. Bir süre iç savaş verdikten sonra da yapmaması gereken şeyi yapmıştı, bu da koridorda, bacaklarının protesto etmesine neden olan koşuyu tutturmasına yol açmıştı.

Aslında Hana'nın kesinlikle daha fazla geç kalmaya tahammülü yoktu. Bir kez bir derse geç kalmıştı, bu ona yeterdi. Fakat meraklı bir yapıya sahip olsaydınız siz de onun gibi hafif aralık duran bir sınıf kapısından içeri bakardınız... Pekala, belki de kendinizi tutar ve bakmazdınız ama Hana gibi -kendi deyişiyle- meraklı bir çatlak için böyle bir seçenek yoktu. Bu yüzden o kapıyı açtı, içeri baktı ve "Iyyy.. İğrenç!" diye tiksintisini ifade eden kulağa son derece hoş gelen bir çığlık koyuverdi.

Gördüğü şey ise üst sınıftan birilerinin -herhalde 6 ya da 7. sınıftandılar- aşırı bir ahem... yakınlık kurmasıydı. Hana'nın 13 yaşında -ve yaşıtlarına göre anormal- olmasının da getirdiği bir zevzeklik ile yoktan var olup bas bas bağırması çifte kumruları rahatsız etmişti ve Slytherinli genç aşıklara göre küçük Huffımız cezasını çekmeliydi.

Yani Hogwarts zindanlarına giden yolda Hufflepuff cüppesi içinde, terlemeye başlamış, arada bir arkasına bakan ve hızla kendi kendine bir şeyler mırıldanan ufak tefek bir Japon görürseniz; bunun Hana Jun Iwasaki olduğunu anlarsınız.

Hana en azından dersi hatırladığına şükrediyordu. Hafızası ne kadar zeki olursa olsun her şeyi hatırlayacak kadar güçlü değildi -Hana'ya göre bunun nedeni beynini fazla çalıştırınca depolamada sorun yaşanmasıydı. Yine de bu unutkanlık durumunu o kadar da taktığı söylenemezdi, sonuçta yaşıyordu, demek ki başka bir şeye ölesiye kafa yormak saçmalıktı. Bunu merakı konusunda da yapabilmek isterdi, başına ne geldiyse o sinir bozucu merakından gelmişti. Tabi dedikoduları bilmek onun işine gelirdi: Kim kimle 'çıkmış' -Hana kendini kusacak gibi hissetti, fazla duygusal olduğu söylenemezdi- , kim kimle kavga etmiş, kim nasıl bir tipmiş vs vs..

Şimdi ise, loş, basık tavanlı ama ferah zindandan içeri girdiğinde ve tahtadaki yazıyı gördüğünde 'Keşke hiç bilmeseydim veya duymasaydım,' diye içinden hayıflanıyordu.

'Christina Adrianna Carlisle

İksir Profesörü'


O... Hakkında bir sürü şey duyduğu profesör... Bazıları ona İksir Dahisi diyordu, Hana haklı olduklarını ve böyle bir şansa sahip olduğu için mutlu olması gerektiğini biliyordu ama yine de nazik ve narin görüntülü ama gözlerinde kanını donduran tuhaf bakışlara sahip bu bayandan daha az korkutucu olduğunu tahmin ettiği herhangi bir İksir Ustası olamaz mıydı onun yerine?

Kes saçmalamayı Hana. Kılpayı yetişmişsin işte. Kes sesini ve ne diyorsa dinle. Sakın dersten başka bir şey düşünme, yoksa altına yapacaksın. dedi içindeki küçük ve oldukça ukala ses.

Sağol, çok yardımcı oldun, gerçekten. diye cevap verdi Hana içinden.

Bu arada Profesörün ilk dediklerini kaçırdığını farketti. Hana kendisini belki de en önemli derslerden biri olan İksir'den zayıf almaya hazır olduğu için tebrik etti. Neden her şey daha da kötüye gidiyordu bugün?

'...çünkü tahtaya herhangi bir not yazmayacağım. Dersimde konuşanlar için söylüyorum..'

Bakışlarını Gryffindor öğrencilerine çevirdi ve devam etti. Hana Profesörün sesinin çok melodik olduğunun ayırdına vardığında bile hala ondan korktuğunu görünce kendini yatıştırmaktan vazgeçti ve ardı ardına derin derin nefesler aldı.

'Kaçıranlar için bir daha tekrarlamam.. İfrit beyinliler için de tabii ki.'

Üzerine alınmalı mıydı acba Hana? 'Yok canım, Gryffindorlara demiştir.' diye mırıldandı. Asasını salladı Profesör Carlisle ve tahtayı her sınıf için farklı iksir malzemesi listeleri doldurdu. Hana o anda kum saatini ve hızla akan kumlarını gördü ve yutkundu. Daha tüykalemini bile çıkarmamıştı.

____________

3. sınıflar için ~

Sivilce merhemi - Yüksek dozda kullanılmadıkça ergen sivilcelerinde fazlasıyla etkilidir

- Malzemeler

1 adet unicorn tüyü
1,5 litre papatya çayı
2 damla ejderha salyası
3 adet sarımsak kö-

_____________

Hana tam son kelimeyi yazarken tahtadaki liste silindi ve kendini Profesör'ün haykıran yüzüne aval aval bakarken buldu.

'..Bir saatiniz var. Yaratıcı olun ve İksir Dalının büyüsü içinde kaybolun..'

Tabi canım. Söylemesi kolay, hem de çok. Ben de İksir Dahisi olsam ben de İksir Dalının muhteşem ve iğrenç kokan büyüsü içinde kaybolurum.. Iyy, iğreeenç!! diye içinden cevap verdi Hana. İç geçirdi ve kendini tüm bunların güzel bir ders notu almak için olduğuna ikna etmeye çalıştı.

Sivilce merhemi o kadar da zor değildi aslında, hem İksir'de de fena sayılmazdı ama yine de strese girdi. Bunda sırf malzeme dolabından bir şey almak için yarım saat kadar bekleyecek olması da etkiliydi tabi. Azametle yerinden kalktı ve içindeki renkli sözcükler geçidi ile biraz avununca derin bir nefes aldı.

15 dakika sonra

Muhteşem. Sahiden muhteşem.

Hana homurdanarak kazanına döndü. 5-10 dakika geç kalmıştı, 15 dakika da malzeme alma savaşı vermişti. Öyleyse merhemi hazırlarken yaylanma fırsatını bulamayacaktı.

Malzemeleri sıraya dizdi.

1 adet unicorn tüyü
1,5 litre papatya çayı
2 damla ejderha salyası
3 adet sarımsak kökü


Güzeel...Malzemeler tamamdı. Şimdi şu iksiri yapıp günü ve kendini kurtarmalıydı.

Öncelikle, ne yapması gerektiğini unuttuğunu farketti. En geç başlayan da o olduğu için kopya çekme şansı yoktu. Beynini zorladı, ama aklına gelen Sihir Tarihiyle alakalı ama İksirle uzaktan yakından alakası olmayan bir şeydi: Cincüce Ayaklanması Sonrası Bakanlık Kararnamelerindeki Değişmeler.

Harika. Gerçekten harika.[/color] diye içinden kendine lanetler yağdırdı Hana.Bir de zeki olucam. Ne kadar zekiymişim ben, ne kadar zeki!

O halde biraz doğaçlama zamanı gelmişti. İlk olarak papatya çayını hazırlaması iyi olurdu. Evet, işe papatya çayıyla başlayacaktı.

Kurutulmuş -ya da kurutulmamış, pek dikkat ettiği söylenemezdi- papatyaları sıcak suyun içine biraz fazla hoyratça atıp düşünmeye koyuldu. Ya sonra ne olacaktı? Profesöre gidip 'Ben vazgeçtim, biraz papatya çayı alır mısınız?' diyemezdi ya. Acilen bir şeyler düşünmeliydi.

Tabi ya! Sarımsak kökleri! Nasıl da unutmuştu!

5 dakika sonra

Hana sarımsaktan nefret ederdi. Kokusundan tiksiniyordu. Ve şimdi o iğrenç koku her yerine sinmişti.

Sarımsaktan gerçekten nefret ediyordu.

Yapacak bir şey yoktu. Ders dersti, not da not. Neyse ki sarımsak köklerini ezmiş ve kazanına atmıştı, papatya çayı da hazırdı, gerçi dereceli kabına göre 1,5 litreden az papatya çayı vardı ama olsun. Çay çaydı, not da not.

Unicorn tüyüyle bir şey yapmanın zamanı geldiğine inanarak ezdiği sarımsak köklerini suya atar atmaz unicorn tüyünü de ekledi. Ne yaptığını biliyor izlenimi uyandırması gerektiğini gayet iyi biliyordu, ne var ki, kazanından yükselen tiksinti verici kokular bunu engelliyordu. Buhar siyaha çalan bir mor rengindeydi, sınıftaki kimsenin bu renkte bir buharla ilişkisi olmadığını görünce suratı asıldı. Anlaşılan ayvayı yemişti.

2 dakika sonra

Hana kokunun ve buharın yatışması için beklemeye karar vermişti ve beklediğinin gerçekleşmesi gibi bir mucizeyle karşılaşınca yukardakiye teşekkürler yağdırarak kazanına döndü. Buhar lacivertimsi bir renk almıştı, kokusu da o kadar kötü değildi artık. Nasıl çürük yumurta kokuları yükseliyordu kazanından bilmiyordu ama üzerine sinmemesi iyi bir şeydi. Sarımsaktan sonra bir de çürük yumurta ile uğraşamazdı.

Ejderha salyasının bir damlasını kazanın içine döktükten sonra o-piti-piti yaparak bulduğu döndürme sayısını uygulamaya karar verdi.

İşte, Hana'nın 'gerçek-ama-biraz-geç-kalan' mucizesi o an gerçekleşti.

Birden, aklına ne yapıp ne yapmaması gerektiği ve neleri yanlış yaptığı geldi. Örneğin papatya çayı... Yaprakların iyice kuruyup kurumadığına dikkat etseydi tam 1,5 litre çayı olacaktı. Ve ejderha salyasını unicorn tüyünden önce bir ve sonra bir damla olarak akıtmalıydı.

Pekala, çok geçti. İksiri kurtarmanın bir yolunu bulmak zorundaydı.

Döndürme sayısını ve iksirin kalanını nasıl yapması gerektiğini hatırladı: Saat yönünün tersine 10 kez, saat yönünde 7 kez, biraz kaynattıktan sonra da saat yönünde 3 kez, sonra biraz daha kaynat ve voila! İksir hazır.

Şimdi iksiri düzeltmeye koyulmalıydı. Hem de en kısa sürede.

Ejderha salyası. Bir damlası kalmıştı. Pek çok iksirde 'düzeltme' amaçlı kullanılırdı. Hana neden kullanamasındı?

Risk almaya karar verdi. Saat yönünün tersine 10 kez, saat yönünde 7 kez döndür ve biraz kaynat. Saat yönünde iki kez ve... Ejderha salyasının son damlasını döktü, nefesini tuttu ve tekrar döndürdü kepçesini. Biraz daha kaynatırsa...

EVET!! Rengi normale dönmüştü, olması gerektiği gibi sarımsıydı ve sıvıdan çok katıydı. Belki de geçer bir not alabilirdi.

Kazanındaki merhem olmasını ümit ettiği maddeyi kepçeyle ve binbir zorlukla deney tüpüne döktü, sonra da tıpayı kapattı. Tam Profesörün masasına gittiğinde ise herkes toplanmaya ve zindanı terketmeye başladı, ilk çıkan da yaşıtı Hufflepufflı bir oğlandı, eğer yanılmıyorsa. Deney tüpünü masaya bıraktı ve bu korkutucu ve ifadesiz yüzlü kadınla tek başına kalmamak için hızla masasına dönüp kazanını temizledi ve eşyalarını topladı.

Zindandan çıkarken korkusuna rağmen 'İyi günler, Profesör Carlisle!' demeyi başardı ve hızlı hızlı yürüyen bir Slytherin gözüne çarptı. Lyydia'ydı bu tabi ki, hiç kimseyi onun kadar iyi tanımıyordu ve yürüyüşünü bile taklit edebilirdi, gözüne çarpan da yürüyüşüydü zaten.

'Hey Lyydia! Ders nasıl geçti?' diye cırtladı ve omzuna bir şaplak attı.

O kadar da kötü bir gün olacağa benzemiyordu...



Bu da bana not veren profesörün cevabı..

Profesör Edit ~

İksir ~ 7/10 *Özellikle sonlarına doğru gayet hoş bir karışım hazırlanmışsın..
Rp ~ 14/20 *Aslında birkaç temel hatan olmazsa çok iyi bir Rp'ci olursun fakat yazdıklarında; karakterin kendi ile çeliştiği gibi sende kendinle çelişiyormuşsun gibi bir izlenim uyandırıyor okuyucu da; kullandığın zaman farklılıklarından da belli oluyor bu. Bazen geçmiş zaman bazense geniş zaman kullanmışsın ki aralarında belli bir bağlantı yok gibi duruyor cümleler, bu konuya dikkat etmelisin. Bunlar dışında da çok fazla paragraf başı yapmamanı öneririm, Rp düzenini bozuyor çünkü..

Toplam = 21/30
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Alaya Miren Ibarron
Tremere Lideri
avatar

Lakap : Allie
Mesaj Sayısı : 13

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Paz Şub. 22, 2009 6:21 pm

Cüppe dükkanında..

"Hadi ama Hana. Alışveriş çok zevklidir. Büyüyüp güzel bir genç bayan olduğunda sen de bayılacaksın."

Hana hiç sanmıyordu.

Babası ve onun tuhaflıkları... Yoshiro Iwasaki kızına göre oldukça sevecen ama bir o kadar da garip zevklere sahip bir adamdı. Hana'ya göre bir erkeğin alışverişten hoşlanması çok tuhaftı, babası ise bunun gayet doğal olduğunu savunuyordu. Alışveriş gibi hoş bir şeyi nasıl sevmezdi Hana? Babası başını sallayıp nutuk atmaya başlıyordu. Her zaman böyle olurdu.

Böylece 13 yaşındaki Hana ve babası Yoshiro Cüppe Dükkanı'na girdiler ve Hana'nın sıkıntı dolu saatleri başladı. Hana somurttu, homurdandı ve doğal merakının onu dükkanı her tarafını didik didik incelemeye zorlamamsı için kendiyle boğuştu.

15 dakika sonra -merakına bu kadar süre karşı koyabilmek Hana için bir rekor olmalıydı- babası dükkan sahibiyle fazla parlak renkli bazı cüppelerin yanında durup tartışırken, Hana da tüm mekanı gizli geçitler, okunabilcek kitaplar ve maydanoz olunabilecek insanlar arayarak dolaşıyordu.

Dükkan büyük sayılırdı, en azından Diagon Yolu'ndaki diğer dükkanlara göre. Hana absürd renklere ve desenlere sahip bazı pelerinlerin önünden geçerken saatine bakmayı akıl etti ve geldiklerinden beri 2 saat geçmiş olduğunu farketti. Eğer hesaplamaları doğruysa 1,5 saat daha burada kalmak zorundaydı..

İçinden babasının asla tolere etmeyeceği bir sürü renkli(!) sözcük sıraladı ve asla ama asla giymeyeceği cırtlak pembe bir resmi cübbeyi çekiştiren babasının yanına doğru ilerledi.


"...sevgili Hana'm bu tür renklerden hoşlanmaz ama bence çok şeker ve ona çok yakışır, ne yazık ki ona bu güzelim cübbeyi giydirmek neredeyse imkansız, madam ve- HANA! Neredeydin sen?"

Hana inledi. İşte, sorgulama başlamıştı bile.

"Dükkanı 'keşfediyordum', baba. Çok merak etmiştim de.." Yavru köpek gözleri etkisini kullanmak iyi fikirdi. Hana kendisini ve dehasını tebrik ederek hemen uyguladı.

Şanssızlığına, babası yemedi.


"Pekala küçük hanım, gözlerinle bana garip garip bakmaya son ver, şu cüppeleri bir denemeni istiyorum. Gardırobundaki o uygunsuz kıyafetlerden hiç memnun değilim, düzgün cüppeler ve pelerinler en kısa zamanda onların yerini alacak. Anlaşıldı mı?"

Hana tekrar inledi ve zorla gülümsedi. Sen öyle sanmaya devam et baba...

Böylece Iwasakiler -daha doğrusu Yoshiro- zavallı dükkan sahibinin başını ütülemek üzere görev başına geçti. Kadın neyle karşı karşıya olduğunu bilmiyordu. Hana da bilmesini istemezdi, kadına acımıştı.

Tam da Hana'nın tahmin ettiği gibi 1,5 saat sonra çıktılar ve Hana kendisini içinden muhteşem hesaplamaları için tebrik ettikten sonra diğer gereksinimlerini almaya gittiler. Daha önceki iki sene gibi, bu sene de "Okula Hazırlık Günü" sorunsuz ve normal geçiyordu.

Sorunsuz, tabi ya. Zavallı dükkan sahibi kendine bir Ağrı Dindirici Büyü daha yaparken hiç de öyle düşünmüyordu.





____________________________________________________________________________________


Ders Rp'si..


Hana hızla yatağında doğruldu. O kahrolası kabuslardan bir tane daha görmüştü. Ne zaman kurtulacaktı ki onlardan?

Derin bir iç çekişle sıcacık yatağından kalktı ve üstünü değişti. Kabuslarla uğraşmaya ayıracağı zamanı derslere ayırmak zorundaydı. İlk dersi de Biçim Değiştirme gibi önemli bir ders olduğuna göre zaman kaybetmeden hazırlanmalıydı. Zaten kahvaltıya da geç kalmış sayılırdı.

On dakika sonra, Hana tamamen hazırlanmış olarak yatakhanesini terk etti, ortak salondan uçarcasına geçti ve Büyük Salon'a midesinin çok istediği kahvaltıyı yapma umuduyla koştu. Etrafındakileri şaşırtan bir hızla önünde gördüğü her şeyi mideye indirdikten sonra da 1. kattaki Biçim Değiştirme dersliğine doğru yola koyuldu. Bir yandan da içinden dua ediyordu. 'Lütfen geç kalmış olmayayım Tanrım, lütfeeen!!'

Sınıfa ulaştığında ise gözlerini sınıfın ilk katta olmasından dolayı içeri süzülen yoğun ışık yüzünden kapatması gerekti, fakat birkaç saniye sonra sınıfı daha rahat seçebildi. Gördüğü kadarıyla sınıfta sıra yerine puflar, hem de rengarenk puflar vardı, tahtaya fazlasıyla özenli ve düzgün bir yazıyla 'Losendra' yazılmıştı ve kendisi dışında bir Hufflepuff, tanıdığı tek kişi olan Paula, iki Gryffindor, bir de Ravenclaw mevcuttu. Tabi yalnızca birkaç sözünü anladığı, kulağa hoş gelen Fransızca bir şarkı mırıldanan Biçim Değiştirme Profesörü de bulunuyordu sınıfta. Profesör -Hana'nın adı hakkında hiçbir fikri yoktu- aynı zamanda önündeki tüyü de uçuruyordu. Hana'nın aklına ilk takılan şey 'Losendra' ismi oldu. Acaba profesörün adı mıydı? Aklına gelen bu meraklı düşünceyi zihninin gerisine itip puflara doğru sessizce ilerledi.

"Ohayo Profesör..." diye mırıldandı Hana ve hemen ilk gördüğü mor pufun üzerine oturuverdi. Profesör şarkısına devam etti, Hana da düşünmeye daldı. Ders ilginç geçeceğe benziyordu, ne de olsa öğretmenleri -anladığı kadarıyla- biraz tuhaftı ve tuhaf öğretmenler hep zevkli ders işlerlerdi. Hana dersin zevkli geçmesini umdu, zaten eğlenceye ihtiyacı vardı bugünlerde, ne de olsa annesinin ölüm yıldönümü yaklaşıyordu. Japonya'ya gidip annesinin mezarını ziyaret etmeliydi, ama bu ona korku da veriyordu çünkü babasının evlenmiş olması işleri değiştirebilirdi. Ya babası bu sene mezarı ziyaret etmek istemesse? Acaba geleneklerini bırakır mıydı babası? Hana annesini unutmamıştı ama ya babası? Ya o unutmuşsa? Ne olacaktı o zaman? Bir senede bu kadar değişebilr miydi?

Hana düşünmeye bir son verdi -fazlasıyla acı veriyordu düşünmek- ve çantasından çıkardığı "Biçim Değiştirme'de Yararlı İpuçları: Özenle Denenmiş ve Başarıya Ulaşmış Son Moda Teknikler" adlı kitaba yoğunlaştı. Belki de ders başlayana kadar biraz okusa iyi olurdu. Belki de...




Yorumlarınızı bekliyorumm.. ((=
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Miranda L. Ramora
Admin
avatar

Lakap : lyydia*
Mesaj Sayısı : 125

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Paz Şub. 22, 2009 6:31 pm

İdilllll
süpersiiinn sennn ((=
hepsi de mükemmel desem yalan olmaz bence xD

*yukarda, Alaya nın rp sinde geçen lyyd/lyydia benimm xD

____________________________________________________________________________________

başka bir rp mi daha buldummmmm.
oleyyy xD
benimki de yukarda alaya adlı arkadaşımızın yazdığı iksir dersi içindi ((=


Miranda sabahın köründe uyanmaktan nefret ediyordu ama öyle olmak zorundaydı; sonuçta gireceği dersler vardı. Nitekim bugünde öyle olmuştu. Yine huysuzlanarak uyanmıştı ama perdesini çekip pencereyi açınca keyfi yerine gelmişti. Hava bulutlu, soğuk ve yağmurluydu. Daha güzel bir gün olabilirimiydi... Beş-on dakika daha izin verdi kendine kestirmek için... Nasıl olsa ilk dersine yaklaşık bir saat vardı.

Tam olarak uyandığında ilk işi aynaya bakmak oldu. Perişan bir görüntüsü vardı. Bu halde iksir dersine gidemezdi. Diğer oda arkadaşlarını uyandırmamak adına sessizce banyoya girdi. Yüzünü yıkadı, kendine çeki düzen verdi. Yatakhaneye dönüp üstünü değiştirdikten sonra midesi guruldadığından -haklı sebepleri var çünkü Miranda akşam yemeği yememiştir- Büyük Salonun yolunu tuttu.

Büyük Salonda yalnızca kendisi olduğunu görünce bir şaşkınlık geçirdi. Sonra yemekleri görünce bu kısa zamanlı şaşkınlığın yerini aşırı bir açlık hissi aldı. Mutlu mutlu kahvaltısını yaparken biryandan da düşünüyordu..

"Şuanda hiçbir şey moralimi bozamaz herhalde. Hava yağışlı ve soğuk, gireceğim ilk ders en sevdiklerimden olan iksir dersi, midem doyuyor ve bütün ödevlerimi tamamladım. Daha ne olsun...;1Dakika! Ödev?"

İşte o sırada boğazına krohasan parçası takıldı ve öksürmeye başladı. Bunun şokundan kurtulunca hızla Slytherin Ortak Salonuna doğru yol aldı. Şifreyi de söyledikten sonra ortak salona daldı. Arkadaşları uyanmıştı... Onun bu telaşlı halini görünce hepsi gülmeye başladı. En başta sinirlenen Miranda, kendini sıktı ve sinirinin geçtiğini anladıktan sonra neden böyle telaşlandığını anlattı. Herkes biranda gülmeyi kesti. Hatta birkaç kişide onun gibi telaşlandı. Vakit kaybettiğini anlayınca, koşar adımlarla yatakhanesine çıkan Miranda hemen ödev parşömenini buldu. Neyse ki yarısından fazlasını bitirmişti. Bu onun içinde, bir rahatlama oluşturdu çünkü hiç yapmadığını sanıyordu. Ödev 'Öksürük Tozu' hakkındaydı. Bildiği bir konu. Birçok kez kıl kaptığı insanları gıcık etmek için yapmıştı bunu. Ödevi hızla bitirdikten sonra çantasına tıktı ve yine ortak salona girdi. Herkes ödev yapıyordu. Bunu gören Miranda ağzının kıvrılarak gururla gülümsemesine -sonuçta herkes onun sayesinde ödev olduğunu hatırlamış ve zayıf almaktan kurtulmuştu- engel olabilse de; gözlerinin mutlulukla parlamasına engel olamamıştı.

Ortak Salondan bu duygularla çıkıp gitti iksir dersine Lyydia; Derslikte pek fazla kişi yoktu, sadece 2 ravenclawlı'lı... Malzeme dolabına en yakın kazana yerleşti; profesörü ve arkadaşlarını beklemeye başladı. Bir yere odaklanmışken -dalmışken- öğretmenin adını düşündü...'Christina...' Annesiyle adaştı profesör. Sonra bir anda önünden bir siluet zarifçe öğretmen masasına doğru yol aldı ve soylu bir şekilde oturdu. Profesör kimseyi takmıyor gibiydi. Sanki önemli şeyler düşünüyordu.
'Derste ne anlatacağına karar veriyordur heralde..'

diye düşündü Lyyd. Sonradan böyle bir şey olamayacağı kanaatine vardı. Prof. Christina her zaman önceden ne yapacağını bilirdi. En azından Lyyd'da böyle bir izlenim uyandırmıştı.
Yavaş yavaş tüm sınıf doldu ve Profesör yerinden kalkıp tahtaya yaklaştı.

"İkinci dersinize hoş geldiniz. Zaman kaybetmeden söyleyeceğim iksirleri yazarsanız iyi edersiniz çünkü tahtaya herhangi bir not yazmayacağım. Dersimde konuşanlar için söylüyorum..."

Bakışları gevezelik yapan griffindor'lu iki öğrenciye doğru kaydı ve sonra devam etti;

"Kaçıranlar için bir daha tekrarlamam... İfrit beyinliler için de tabii ki."

Demek ki hızlı yazması gerekecekti... Sonra Prof. asasını hafifçe salladı ve havada bir iksir listesi belirdi. Lyyd listeyi hemen parşömenine geçirdi. Bitince yazısına bir baktı; aslında sınıfın en güzel yazılarından birine sahip olsa da bu sefer kendisi dışında biri bu yazıyı okumada zorluk çekerdi. Aslında kendi bile orijinalini görmese, okuyamazdı herhalde...
Lyyd bunların düşünürken Prof. sınıfa doğru haykırdı.

"Tam bir saatiniz var. Yaratıcı olun ve İksir Dalının büyüsü içinde kaybolun..."

Yapması gereken iksir şöyleydi;

"Sivilce merhemi - Yüksek dozda kullanılmadıkça ergen sivilcelerinde fazlasıyla etkilidir - Malzemeler

1 adet unicorn tüyü
1,5 litre papatya çayı
2 damla ejderha salyası
3 adet sarımsak kökü""


Birkaç kez okuduktan sonra malzeme dolabına doğru yöneldi. Gerektiği kadar malzemeyi aldıktan sonra yerine döndü. Sonra yine kendini gülümsemekten alıkoyamadı.
'Malzeme dolabına yakın oturmanın avantajı...' Resmen bir kuyruk oluşmuştu dolabın önünde; en arkadakinin sırf malzeme almak için yarım saat beklemesi gerekecekti

Kazanının başına geçen Lyyd hemen malzemelerini ölçtü ve hazırlamaya başladı. Pis kokulu sarımsaklardan kurtulmanın doğru olacağını düşündüğünden hemen onları ufak ufak dilimlemeye başladı. Sonra hepsini kapaklı bir kaba koyup kapadı. Sonra kurumuş papatya yapraklarını kabının içinde ezerek suyunu çıkardı; 1,5 litre oluncaya kadar bu işleme devam etti. Bunu küçük bir sürahi ye koydu. Birkaç dakika karıştırdık tan sonra dilimlediği sarımsak köklerinin üstüne döktü. Kokunun arttığını fark edince strese girdi ve telaşla 2damla ejdarha salyası damlattı karışımının üstüne. Kokunun azaldığını görünce telaş yerini rahatlama duygusun bıraktı. Sonra bu karışımının üzerine unicorn tüyünü de karışımına koyup; kaynar suya döktü. Karışımdan mor bir buhar çıktı ve birkaç dakika kadar fokurdadı. Sonra mavi bir buhar çıktı ve fokurdama durdu. İksirin bittiğini düşünen Lyyd bir kaşık yardımıyla deney tüpüne koymaya çalıştığı şeye baktı. Katı, merhem gibi bir şey olmuştu. Deney kabından vazgeçerek, malzeme dolabında bulduğu minik bir kaba koydu eserini. Sonra üstüne adını yazarak Profesörün masasına bıraktı ve derslikten çıktı...


profesör'ün yorumuuuu..

İksir ~ 7/10 *Gayet güzel..
Rp ~ 14/20 *Anlatım biçimin oldukça sade ve güzel aslında fakat okuyanı kendine çekmek için biraz daha süslü cümlelere yer verebilirsin. Yazım hatalarına rastladım birkaç tane, bunu engellemek adına Rp'ni yollamadan önce dikkatlice okumanı öneririm. Son olarakta Rp içi kısaltma kullanmışsın, Profesör'e Prof. diyerek, bundan puan kırdığımı söylemem gerek çünkü Rp içi herhangi bir kısaltma kabul edilemez kesinlikle. [TDK vs gibi kısaltmalar olmadıkça tabi ki]

Toplam = 21/30
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alacakaranlik-rpg.vampire-legend.com
Elizabeth Whitmore

avatar

Lakap : Anima Noir
Mesaj Sayısı : 42

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Ptsi Şub. 23, 2009 8:09 pm

sizz müthişsinizzz Shocked Shocked
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jacqueline L. Belacqua
Admin
avatar

Lakap : Lily**
Mesaj Sayısı : 138

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Ptsi Şub. 23, 2009 8:14 pm

Evet müthişler(((= afro
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.evapsie.darkbb.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Rp Sınıfı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 3 sayfasıSayfaya git : 1, 2, 3  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Twilight RPG :: İlk Adım* :: Rp Dersliği-
Buraya geçin: