Alacakaranlık RPG dünyası...
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Rp Sınıfı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3  Sonraki
YazarMesaj
Miranda L. Ramora
Admin
avatar

Lakap : lyydia*
Mesaj Sayısı : 125

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Ptsi Şub. 23, 2009 9:31 pm

o müthiş. ((=
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alacakaranlik-rpg.vampire-legend.com
Almila Eren

avatar

Lakap : Almi
Mesaj Sayısı : 98

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Paz Mart 15, 2009 2:16 pm

başka bi sitedeki RP'm

Rütbe:Vampir

Soğuk bir kış gecesiydi.Bedenim sanki bana ait değilmiş gibiydi.Gözlerimi açamıyordum.Boğazımda bir yanma hissi vardı, her yutkunduğumda bu his dahada artıyordu.
Gözlerimi açtım ve başımda bekleyen genç bir adam vardı.Yüzü çok güzeldi.Endişeli bir sesle:
'Daha iyi misin? ' dedi.
Cevap veremedim, sanki konuşmayı unutmuşum gibi.Yutkundum, yanma hissi tekrarladı.Kendime gelmeye çalışarak:
'Ne zamandır bu haldeyim?' dedim
Yüzünde hafif bir gülümsemeyle,
'Çok değil, 12 saattir 'dedi.
12 saatdir uyuyordum ha.İnanması zor, bana her ne olduysa inanılmaz bir acı çekiyordum.Biraz doğrulmaya çalışarak ona soru sordum.
'Tam olarak bana ne oldu?' dedim.
Bu soruyu bekliyormuş gibi gülümseyerek, bana olanlardan bahsetti.Kulaklarıma inanamadım.Bir vampir olmuştum.Kalktım ve aynaya baktım.Bu güzel yaratık gerçekten ben miydim gerçekten?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Christina Lilith Cullen

avatar

Lakap : Tina
Mesaj Sayısı : 48

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Paz Mart 22, 2009 10:59 pm

Rp 1 ~


Gecenin bir yarısı uyandım. Normalde neşeli bir yapım vardır, ama canım o kadar yanıyordu ki.. Kendimi melankolik bir yaratık gibi hissettim. Heryerim yanıyordu, yanıbaşımda biri vardı. Kim olduğunu göremiyordum, gözlerimin içi alev alevdi.. Açamıyordum. "Ah..! Lanet olsun! Biri şu yangını söndürsün!" diye bağırdım acı içinde. Yanıyordum, içim yanıyordu.. "Ahh..!" Acıyla inledim. Yanıbaşımda "Luna" vardı. Luna'da acı içinde kıvranıyordu. Bağırmaya çalıştım, sesim çıkmadı. "Lu- Luna!" Luna cevap vermedi. Öldü sandım. "Luna, Lütfen cevap ver!" Luna cevap vermedi. Sadece inlediğini duydum. O da acı çekiyordu, benim gibi. Sonra birden gözlerim kapandı, dünya karardı.. Gözlerimi açtığımda yanıbaşımda Luna duruyordu. Beni uyandırmak istercesine sarsalıyordu. "Tina.. Tina uyan! Tina!" Sesleri kolaylıkla duyuyordum. Gözlerimi açtım, bana baktı. "Hey.." Cevap bekledi, konuşamadım. "Bo.. Boğazım yanıyor Luna." Luna gülümsedi , sonra duraksadı. "Geçicek. Ama bulmamız gereken yanıtlar var." Buna katılıyordum. "Evet, kesinlikle Luna."

=

Nasıl ?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ashley B. Xero

avatar

Mesaj Sayısı : 7

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Ptsi Mart 23, 2009 8:14 pm

hepiniz süpersiniz yaa Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Ptsi Mart 23, 2009 8:15 pm

Seni de görelim. Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacqueline L. Belacqua
Admin
avatar

Lakap : Lily**
Mesaj Sayısı : 138

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Ptsi Mart 23, 2009 8:21 pm

Almila rplerinin renk uyumu güzel...Yalnız noktadan snra boşluk bırakmalısın ve rpn azıcık daha uzun olmalı(= onun dışında güzeeel (=

Christina;
1.konuyla ilgili dğil ancak sitedeki Kristen Steward Miranda'dır. Avatarını seçtiğin ama boşta olan bi ünlüyle değiştirmengerekecek...Very Happy
rpne gelince rnkledirmen şart. Cümlelerin hoş ama rpni bireaz daha uzatmlızın canım(=
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.evapsie.darkbb.com
Ashley B. Xero

avatar

Mesaj Sayısı : 7

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Ptsi Mart 23, 2009 8:30 pm

bilmiyorum artık şimdiye kadar hiç yazmadım ama denemeyi düşünüyorm Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Salı Mart 24, 2009 7:27 pm

Zaten yazmayacaksan sitenin tadı kalmaz. (:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Zérothemis Carrasco

avatar

Mesaj Sayısı : 6

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Cuma Nis. 10, 2009 10:10 pm

Californa’nın en sıkıcı kasabası parlak bir bahar sabahına uyanıyordu. Tulare’dan geçen tek otoyolun gürültüsünden bir hayli uzak Bardsley caddesini kesen ara sokaklardan birinde de, yılın büyük bir dönemine hakim sessizlik, baharın gelişiyle yerini doğanın canlılığına bırakmaya hazırlanıyordu.
Yakıcı California güneşi pencereden sızmış, komidinindeki telefonundan suratına yansımıştı Zény’nin. Zaman ile güneş yarışıyordu Zérothemis’i uyandırmak için, kazanan zaman oldu. Cedar sokağı 25 numaranın ikinci katında, zeny’nin odasında John Lennon’ın sesi yankılanmaya başladı: “Here comes the sun, Little darlin”...
Elini komidine savurarak bilinçsizce birkaç kez alarmı erteledikten sonra nihayet ayılabildi ve doğruldu, güneş irislerini yakıyordu sanki. Gözleri parlaklığa alıştığında çoktan banyoya yönelmişti Zeny. Yüzünü yıkadı ve aynadaki aksine bakıp dururken hatırladı, bugün sevgilisi Darcy ile sabah sporu için her zaman yaptıkları gibi gym’de takılmak yerine ormana yürüyüşe gideceklerdi. Hiçbir zaman sabah sporuna bu son ilişkisindeki kadar önem vermemişti.
Üzerine rahat bir şeyler geçirip merdivenleri hızla indi, geçerken mutfaktan eline ilk gelen yiyeceği -önceki gün okulda yiyeceği düşüncesiyle hazırladığı fakat evde unuttuğu domuz pastırmalı sandviçti bu- kaptı ve kendini dışarı attı. Bir klasik olmaktan çok uzak emektar Mustang’inin motorunu çalıştırdı ve gaza bastı. Arabasının sesi adeta Zérothemis’in acelesini haykırıyordu.
Kısa bir süre kasabanın sessizliğini yırttıktan sonra arabasını beş sokak aşağıda tatlı bir villanın önüne park etti ve Darcy’yi çaldırdı. Bir süredir onu beklemekte olan Darcy anında kapıda gözüktü. Darcy hızla arabaya atladı, küçük bir öpücüğün ardından havadan sudan sohbet ederek kasabanın dışına doğru yola koyuldular.
On beş dakikalık yolculuğun ardından Zény, Mustang’ine layık bir park yeri buldu ve gürültülü motorunu dizginleyip susturdu. Arabadan iner inmez, Tulare’ın yaza özgü basık ve nemli havasını içine çekti, ormanın ferahlığıyla güneşin sıcaklığı savaşım içindeydi sanki. Gürültü makinesi görevine ara verdiği andan itibaren iki genç oğlanın kulakları, ormanın davetkar sessizliği ve doğanın rahatsızlıktan uzak masum canlılığıyla kucaklaştı.
Bir süre yol kenarında jogging yaparak ilerledikten sonra doğanın davetine kulak verip ormanın içine daldılar. Sonrası bulanıklaşıyordu Zérothemis için. Bilmiyordu ki; o, kendi yarattığı dünya içinde kaybolurken, kader dışarıdaki hayatla sinsi tezgahlar kurmuştu onun için.
*
Bulanıklaşan orman yürüyüşü sahnelerinden sonra hatırlayacağı şey salt acı olacaktı zavallı Zény’nin. Bir silinip bir beliren, bilincinin derinliklerinde hissettiği tarifsiz acıyı, yarı saydam silüetler, karmaşık diyaloglar ve anlamsız birkaç kare izleyecekti.
*
Hafızasında koca bir boşluk ile kendine geldiğinde, acıdan sıyrılmış bedenini ulu bir ağaç gövdesine yaslanmış olarak buldu. Hatırlayabildiği ilk şey tarifsiz acı olduğundan istemsizce vücut bütünlüğünü kontrol etti ve doğruldu. Şaşırmıştı; bedeni, Zény’nin içinde bulunduğu hiçlik hissi ve şaşkınlıktan beklenmeyecek çeviklikteydi. Daha önce hissetmediği kadar zindeydi. Akıl edebildiği ikinci eylem Darcy’yi aramak oldu. Etrafı umutsuzca kolaçan etti ancak sevgilisinden eser yoktu.

Ormanın, neresinde olduğunu bilmediği bir köşesinde ve havaya bakılırsa çok ters bir saatte yapayalnız kalmıştı. Bilinci yavaş yavaş yerine geliyordu, düşüncesizce yürümeye koyuldu, kendini sezgilerine bırakarak bir çıkış yolu arıyordu. Saatindeki pusulayı kontrol etmek üzere kolunu kaldırdığında hissettiği acı, ilgisini bileğinde toplamasına sebep oldu. Renk algısını yitirdiğini düşündürecek kadar solgun olduğunu fark ettiği bileğinde muazzam bir diş izi ve sızmış birkaç damla kan ile karşılaştığında donup kaldı…


seçim başlığında yazdığım ilk rp'm . genel anlamda da yazdığım ilk rp oluyor bu Smile bundan sonra ne yapacağım konusunda en ufak bir fikrim yok Razz
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Cuma Nis. 10, 2009 10:12 pm

İlk Rp'ye göre gayet iyi. Yetenek gördüm sende. xD
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Zérothemis Carrasco

avatar

Mesaj Sayısı : 6

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Cuma Nis. 10, 2009 10:30 pm

peki bundan sonra ne yapmalıyım ? sanırım istediğim klana girdim, daha önce başlamış hikayelere karakterimi entegre etmeye mi çalışacağım? role play'in bu kısmını çözemedim Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Cuma Nis. 10, 2009 11:04 pm

Şimdi bir lejant hazırlayacaksın. Orada biraz ilişki ekle, yapılmış lejantlardan örnek al istersen ve Tanışma bölümümüzde bize kendini de tanıtabilirsin. Sonra Rp'ye başla ve olaya karış. (:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Arthur Lee



Mesaj Sayısı : 1

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Paz Nis. 12, 2009 2:38 pm

Arthur odasında Edward ile sohbet edermiş gibi davranıyordu.Gözleri odadaki kırık eski dolapla Edward'ın gözleri arasında gelip didiyor gibiydi.Arthur birşeyler anlatıyor olsada kendisinin ilgisini çekmiyor fakat Edward'ı meraklandırıyordu.Arthur bir ara durdu ve nefes aldı.Kafasını yere doğru eğdi.Gözleri zeminde dolanırken kafasında bir bahane düşünüyordu.Sonra suratında bir gülümseme oluştu ve Edward'a bıkmış bir ses tonuyla ''Dışarıya çıkalım mı'' dedi.Edward ise sohbetin yarıda kalmasından dolayı sinirlenmişti.Ve Arthur'a kesin ve net bir şekilde ''Chh , bu şekilde daha iyi'' dedi.Arthur kendini konuşmaya zorlandığını zannederek istemesede konuşmaya devam etti.Zaman geçmek bilmiyordu .Odadaki tozlanmış saatin sesi dahi Arthur için rahatsız ediciydi.Arthur bir ara duvardaki saati kırmayı düşünmüştü ama sonradan vazgeçti.Çünkü duvardaki saaten bu talihsiz günün hıncını çıkarmak aptalca olurdu.
Arthur kendi konuşmasını yarıda keserek ''Saat ammada geç olmuş'' dediğinde Edward zamanın nasıl geçtiğini farkınavarmaya çalışıyordu.O sırada Arthur hızlıca atılarak ''Sen ne zaman eve gidecekitin'' diye Edward'a sordu.Edward korkumuş bir şekilde ''Üüüz gü-üm beee-nim giit-mem geerekiyor'' dedi kekeleyerek.Sonrada hızlıca yatağın üzerinde duran oldukça eskimiş ceketini alarak odadan dışarı çıktı.Arthur Edward'ın neden bu kadar korktuğunu anlayamamıştı.Edward'ı uğurlamak istemişti ama o çoktan evi terketmişti.Arthur bu günün ardından uyumanın iyi olacağını düşünerek yordun adımlarlar sımsıcacık yatağına uzandı.Üzerine yorganın örttü ve uykuya daldı.

Yorum yapcaksanız haberiniz olsun ilk rp im
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Paz Nis. 12, 2009 4:11 pm

İlk Rp'ye göre güzel fakat eksiklerini söyleyeyim;

Bir kere yazdıktan sonra yazım yanlışlarını düzeltmek için Rp'ni okumanı tavsiye ederim.
Ve vampir olmak istiyorsan, vampirler uyuyamaz. =) Bu da aklında bulunsun.

Bir de önce seçim yapman ve ünlünü seçmen gerekiyordu. Bunları da en kısa sürede yap lütfen. İlk önce ünlü seçilecek. Wink
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Besi Bailee Black



Lakap : Kedi
Mesaj Sayısı : 22

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Çarş. Tem. 01, 2009 1:27 pm

O sabah Besi o kadar erken kalkmıştı ki suratındakii kocaman sivilceye bile bakmaya üşenen dağınık kız kahvaltıdan sonra tuvalette 25 dakika boyunca gözlerinin altındaki morlukları inceledi. Pek te büyük olmayan ahşap evlerindeki, ahşapla her zaman uyumsuz bulduğı mermer merdivenlerden yalın ayak bir şekilde indi. O sabah erken kalmasını dünkü yorucu ve upuzun ev ödevlerini yaptıktan sonra hemen yatmasına borçlu olduğunu düşündü. Aslında kendini hala yorgun hissetmesine rağmen annesinin israrlarıyla bahçeye inip semizotlarını suladı. Pek bahçeye çıkmayı sevmezdi ama yan çiftlikte ekili olan fesleğenlerin kokusunun saygısız bir rüzgar tarafından kendisine doğru savrulmasıyla mest olmaktan kendini alamıyordu.
Öğle yemeğine kadar zamanını parlak güneşin altında,bahçede şapkasız dolaşarak geçirdi. Annesi bu huyunu pek sevmezdi ama Besi de şapka takmaktan hoşlanmıyordu. ' Kafamda yumurta bile pişer' dedi elini saçlarında gezdirirken. Oysa yağmurlu bir hava da böyle mi olurdu?
Temiz kalpli bir kız olduğu için aklından bunları geçiriken havada bir gök gürültüsü duydu. Hava ne zaman baktığında insanın içini burkan bu simsiyah bulutlarla kaplanmıştı? Biraz sonra 'pıtır pıtır' ve daha sonra da 'pat pat pat' diye yağmurun sesini dinlerken buldu kendini. Hemen içeri girdi ve en kalın yağmurluğunu aldı. Annesinin yanından geçerken bişey söylemesine gerek yoktu. Yağmurda, her yağmurda dışarı çıktığını,ona kimsenin engel olamadığını biliyordu herkez.


Rp Out: Kısa oldu ama devam ettirebilirim. Şimdilik bu kadarını değerlendirirsiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Çarş. Tem. 01, 2009 1:31 pm

Bazı kelimelerin yazılışında yanlış yapmışsın.
Örneğin; israr, herkez ...

Bunlara biraz daha dikkat etmelisin, dili iyi kullanmışsın, iyi bir Rp. (:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Besi Bailee Black



Lakap : Kedi
Mesaj Sayısı : 22

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Çarş. Tem. 01, 2009 1:32 pm

Teşekkürler.
Tek zorum orda zaten (en azından çoğunlukla orda)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Çarş. Tem. 01, 2009 1:39 pm

Rica ederim,

(:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
LacaNio DiO

avatar

Lakap : dEva
Mesaj Sayısı : 13

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   C.tesi Tem. 04, 2009 11:42 am

İlk Rp mm
Simon o gece her zaman ki yattığı vakitten daha erken yatağına uzanmıştı. Aklına takılan bir şey vardı . O eski hep gıcırdayan yatağına girdi ve durumu düşünmeye başladı . Düşündüğü şey kolundaki 10 cmlik derin bir çizik ten başka bir şey değildi. Bu nasıl olmuştu hiçbir şey hatırlamıyordu ama tek bildiği şey vardı : Sınıfa yeni gelen Rachel adında bir kız vardı ve Simon a sık sık bakıyordu . Rachel 1.60 boylarında çok güzel kısa saçlı bir kızdı ve teneffüste koluna sertçe çarpmıştı onun yaptığını düşündü ama o değildi kesici bir aletle kesilmişti kolu garip olan Simon hiç acı hissetmiyordu ve Rachel ona çarptığında çok fazla acı hissetmişti . Bunları düşüne düşüne sabah olsu
Ertesi sabah Simon uyandı ve ailesiyle kahvaltı yapmak için mutfağa girdi ama babası uyanmamıştı anneside sofrayı kurmuştu . Simon sofradan bir bıçak alarak banyoya girdi. Musluğu açtı ve suyun altında bıçakla koluna hafif bir kesik attı kan akmıştı kolundan ama Simon hiç acı hissetmemişti. Simon’ ın acıları hissetmediğini Simon ve Rachel dışındaki herkes biliyordu Simon’ın aklına bir şey takıldı eğer acıları hissetmiyorsa Rachel ona çarptığında neden çok büyük bir acı hissetti. Bir sorun da Simon , Rachel dışında herkesin kendinin acıları hissetmediğini bildiğini bilmediğiydi.
Simon okula gittiğinde Rachel yine sık sık ona bakıyordu. Simon, Rachel’a göre çok değişik biriydi Simon ‘ın tüm davranışları Rachel ‘a garip gelmekteydi. Bu durumda sorun Rachel damıydı yada Simon çok aykırı birimiydi... Okul çıkışında çok daralan Simon okula yakın olan büyük ormana gitmeye karar verdi artık kendini tanıyan Simon ormanda olabileceklerden fazla korkmuyordu ama acıları hissetmemesine rağmen Rachel çarptığında niye kolu çok acımıştı ? . Ormanın içine girdikçe orman sessizleşiyor ve daralıyordu. Öyle bir noktaya gelmişti ki karanlıktan önünü bile göremiyordu hiçbir şey seçilmiyordu karanlıkta ve etraf çok sessizdi . O sessizliği bozan ani bir hışırtı sesi duydu Simon ve aniden arkasına baktı hiçbir şey göremiyordu ve bir darbeyle yere yıkıldı önceden en ufak bir acı hissetmemişti dikenlere takıldıkça ama bu sefer acı çekerek yere yıkıldı ve bayıldı . Peki ya kimdi Simon ’ a vuran ?

Rpg OUT: ilk RP ‘m olduğu için pek iyi olmayabilir . Bundan sonra ne yapmalıyım ne olur yardımcı olun???
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
LacaNio DiO

avatar

Lakap : dEva
Mesaj Sayısı : 13

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   C.tesi Tem. 04, 2009 12:28 pm

Tam Erech'in ruhuna göre bir gün doğmuştu işte. Karanlık ve kasvetli... Erech ise güne uygun olarak kendiliğinden uyanmayı reddetmişti. Saatin tiz ve iç parçalayıcı sesini duyduğundan ağzından çıkan küfürlere aldırmadı bile. Sol yumruğunu çalar saate indirirken, bunun kendine mal olan kim bilir kaçıncı saat olduğunu düşünüyordu. Elini acıtmış olması da cabası. Güne ne güzel bir başlangıçtı bu böyle... Kaşları çatık bir şekilde hızla yataktan kalktı. Yaptığı ilk şey, kalın ve lacivert perdeleri açmak olmuştu. Hava bulutluydu ve tek tük yağmur yağıyordu. Tüm sular bir anda yer yüzüne dökülmediğinden olsa gerek, hava iyice boğucu bir hal almıştı. Normalde böyle havaları severdi Erech. Birkaç saniye izleyebildi sadece. Ardından arkasını dönüp cübbesini geçirdi üzerine. Cübbenin içine herhangi bir şey giyme gereği duymamıştı. Simsiyah cübbesini savurarak saçlarını karıştırdı. Aynaya bakmayacaktı. Aptal veletlere güzel görünse ne olacaktı sanki? Bu yüzden, şapkasını kaptığı gibi çıktı odasından. Kahvaltı etmeyi de düşünmüyordu. Zaten elinde de değildi, derse geç kalıyordu.
Ayakkabılarının çıkardığı tok ses koridorda yankılandı. Biraz sonra, kapı gıcırdayarak açılmıştı Erech tarafından. Öğrencilerle yeniden karşılaşmak garip bir histi. Yine de bunun duvar gibi sert yüzüne yansımadığını adı gibi biliyordu. Sert bakışları sınıfta gezinirken, sınıfın tam ortasında durdu Erech. Bir süre herkesin yüzünü ayrı ayrı süzdü. Tanıdıkları, aileden tiplere bakmaktan özellikle çekindi. Onların tahminen sırıttığını biliyordu çünkü. Gözleri daha çok onda geçen seneden iz bırakan tiplerde gezindi. Ardından nihayet, gür bir sesle konuşmaya başladı;
"Merhaba çocuklar tatilde bir şeylere çalışmış olmanızı ve kendinizi makul derecede geliştirdiğinizi umuyorum." Bir an sessizlik oldu. Erech başlangıç konuşması yapmakta pek başarılı bulmazdı zaten."Şimdi, soracağınız bir şey yoksa derse başlıyoruz. Bugün öğreneceğimiz şey insanların düşüncelerini tayin edebilmedir.Özellikle kız öğrencilerin suratındaki belirgin değişmeyi fark etti Erech. Buruşan yüzler, acıyan göz mimikleri... Bundan keyif almadığını söylerse yalan söylemiş olurdu. Bunun yararlı olduğunu düşünürdü hep. Zira, kendisi küçükken gayet caniydi ve bu gücü birçok insana uygulamıştı. Hem dersine de hitap ediyordu. Birkaç saniye duraksadıktan sonra elini kaldırıp tahtaya doğrulttu. Gücün söylenişi tahtada belirmişti." Çocukların cılız sesleri sınıfta yankılandı. Erech kafasnı sallayarak, sınıfında arkasında duran kutuya doğrulttu ve mırıldandı . Kilit açıldı. Ve içinden bir sürü kağıt çıktı ve bunlara çalışmalarını söyledi.
Süre su gibi akıp gitmişti. Erech son bir kez daha çalışmalarını söylerken, dışarıdan büyük bir gong sesi duyuldu. "Çıkabilirsiniz." diye mırıldanmakla yetindi Erech.


Rp out: 2. Rp nasıl olmuşş??
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
LacaNio DiO

avatar

Lakap : dEva
Mesaj Sayısı : 13

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   C.tesi Tem. 04, 2009 12:29 pm

iki tane birden koydum ikisinide değerlendirirseniz sevinirim ... xD
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Ptsi Tem. 06, 2009 11:28 pm

2. Rp daha iyi tabii ama ekiğin her cümlenin başında isimle başlamani yerine zamirleri d kullanmaya özen gösterirsen isimler insanı yormaz. Bunun dışında iyi bir Rp.

Bir de ismini değiştirmemiz lazım, Sadece baş harfler büyük olmalı, bunu isim olarak istiyorsan Locanio Dio olacak, istemiyorsan öm ile bildir. Wink
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eftelya Nadia Cora

avatar

Mesaj Sayısı : 6

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   C.tesi Tem. 18, 2009 11:08 pm

Neydi bu gece beni böyle apansız uykumdan uyandıran bilmiyorum ama uyandım ve bir şeyler olmaya başladı içimde kendimi sokağa attım.hava biraz yağmurlu birazda sisliydi ve karanlıktı…kimseler yoktu sokaklarda çok sessizdi buralar bu gece.bir tuhaflık vardı neydi bende bilmiyorum bu gecenin sırrı bir çekim vardı beni sokağa çeken yürüyordum zifiri karanlıkta nereye gittiğimi bilmeden hiç bir şey düşünmeden yürüyordum…ara bir sokağa girdim kimse yoktu sadece kaldırımda uyuyan kediler vardı sokağın sonu sahile iniyordum bir şey beni oraya çekiyordu ve ayaklarım beni oraya getirdi…ne olduğumu bilmeden ne yaptığımı ne hissettiğimim bilmeden yürüyordum ayaklarımın götürdüğü yere gidiyordum yaşan bir ölü gibiydim…bu gecenin sırrı neydi?? İskeleye gittim ve iskelenin sonuna oturdum hayatımın en tuhaf gecesiydi denize bakıyordum ne ben onun burada olduğunun farkındaydım ne de o benim… hayatım gözümün önüne geldi bir an bundan 10 yıl önceydi onunla burada tanışmıştım.O zamanlar her şey bambaşkaydı ben o insanlar her şey deniz bile başkaydı çok saf duygular vardı içimizde hiç kötülük yoktu.ben yine burada iskelenin sonunda oturmuş denize bakıyordum o ise beni görmüş ve bana doğru geliyordu yalnızlığım ilgisini çekmiş yanıma oturdu ve merhaba dedi ona döndüm öylece baktım ve önüme döndüm yalnızsın dedi bende evet dedim.benim adım Aras dedi tanışalım mı?bende sen zaten kendini tanıtmaya başladın sormana gerek bile yok dedim ikimizde güldük peki senin adın ne dedi bende benim adım Tamay dedim ve önüme döndüm.bir süre ikimizde denize baktık bana dönüp ismin çok ilginç dedi anlamı ne dedi bende dolunay ve gizem anlamına geldiğini söyledim ve tekrar önüme döndüm bana evet gizemli olduğun belli dedi beni sana çekende zaten buydu dedi ona bakıp nasıl yani dedim ayağa kalktı ve gitmem gerek iyi günler deyip gitti arkamı dönüp baktığımda uzaklaşmıştı arkasından bakmıştım öylece oda arkası dönüp baktı gülümsedi ve el salladı… güneş batıncaya kadar orada oturdum ve onu düşündüm nerden gelmişti neden yanıma geldi ne istiyordu diye düşündüm…eve gittim ne yaptığımı bilmiyordum direk yatağıma yattım ve onu düşündüm oda beni düşünüyor muydu acaba dedim onu bir daha görmek istiyordum…

Bir hafta sonra tekrar aynı yerde karşılaştık selamlaştık ve aynı yere oturduk bir hafta boyunca onu düşünmüş onu görmek için çabalamıştım onunla konuşacaktım ancak yan yana gelince susuyordum susuyorduk yine ayrılık vakti geldi ve ilk defa o bana bakıp Tamay dedi ben dedi ayağa kalktı bende kalktım seni seviyorum dedi bir aydır seni gizlice izliyorum uzaklardan seni gözlüyorum 1 hafta önce cesaretlenip yanına geldim ve bugünü bekledim ben seni seviyorum Tamay dedi tutulmuştum ne diyeceğimi bilemedim öylece kaldım gözlerine baktım ve tekrar yere döndü gözlerim o ise bana baktı ve arkasını dönüp gitti uzaklaştı arkasından bakakaldım arkasına dönüp bana baktı ve yürümeye devam etti . arkasından seslendim Aras ,Aras !!! dedim yanına gittim ve kulağına bende deyip koşmaya başladım…hiç arkama bakmıyordum koşuyordum sadece eve geldim aklımda sadece onun deniz gözleri vardı aklımda yatağıma uzandım ve öylece onu düşünürken uykuya daldım…daha sabah olmamıştı ki uyandım keşke ona onu sevdiğimi söylemeseydim diye düşündüm…ama olmuştu bir kere söylemiştim ona.

Sabah annem seslendi yataktan kalkmak istemiyordum ama kurs vardı… annemle aram pek iyi değildir varmıyım yokmuyum belli değildir evde annemde pek farkımda değildir.Pek anlaşamayız biz sürekli bağrışırız.evden çıktım doğru keman kursuna gittim kapıdan tam içeri girdim ki ne göreyim Aras orada yanıam geldi merhaba dedi merhaba dedim biraz konuşabilir miyiz dedi tamam dedim ve dışarı çıktık .Bana biz artık… dedi ve sustu ona baktım oda baan dönüp sevgili mi olduk dedi? Gülümsedim ve bilmiyorum sence dedim evet kır çiçeğim dedi oda bende çok utanmıştık kalbim küt küt atıyordu gözlerime baktı ve hadi kursa gidelim dedi. Kursa doğru yürümeye başladık ne o ne ben konuşuyorduk kursta ona bakmaktan kemana konsantre olamadım kurs bitti sahile indik beraberdik şimdi ama konuşmuyorduk oysa onu her düşündüğümde ona söyleyeceklerim aklıma geliyordu ama yan yana olunca kokusunu alınca gözlerine bakınca konuşamıyordum…birbirimize alışmaya başladık hava kararmıştı beni eve bıraktı her şey çokkısa bir sürede geşlişti am iyi ki oldu eve girdim bana mesaj attı seni seviyorum aşkım yazdı.çok şaşırmıştım ellerim titredi kalbim yerinden fırlayacak gibi oldu bende seni yazdım artık birbirimizden çekinmemeye başladık onu yarın arkadaşlarımla tanıştıracağım…

Sabah hemen üsütmü değiştim anneme bir öpücük kondurup evden çıktım o beni kapıda karşıladı merabalaştık ve bizim cafeye gittik ve çok güzel zaman geçirdik hayatımdaki en güzel gündü....




bunun gibi birşey olcak ama ikinci kişinin ağzından anlatılcak değil mi?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   C.tesi Tem. 18, 2009 11:16 pm

Ben diliyle değil o diliyle yazman gerekiyor. (:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eftelya Nadia Cora

avatar

Mesaj Sayısı : 6

MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   Paz Tem. 19, 2009 1:12 am

tamam bende onu diyorum yani böyle birşey bunu ben yazdım alıntı değil (:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Rp Sınıfı   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Rp Sınıfı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 3 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Twilight RPG :: İlk Adım* :: Rp Dersliği-
Buraya geçin: